Temel Bilgi: Sezaryen Doğum Gerektiren Endikasyonlar
Encyclopedic
PRE
NEXT
Son yıllarda sezaryen doğumların sayısı giderek artmaktadır. İstatistiklere göre, çoğu kadın doğum hastanesinde doğumların %10-30'unda bebeği doğurtmak için alt segment sezaryen doğum yöntemi kullanılmaktadır.Sezaryen doğum nedir? Sezaryen, karın duvarında yapılan bir kesi ile bebeğin doğurtulmasıdır. Bu işlem, doğal doğumun beklenmesinin anne veya fetüs için hayati tehlike oluşturduğu ve bebeğin acil olarak çıkarılması gerektiği durumlarda gereklidir. Doktorlar neden sezaryen doğum yapmayı tercih edebilir?Sezaryen doğum için endikasyonlar şunlardır:
1. Fetal distres: Bu durum, fetüsün oksijen yetersizliği nedeniyle tehlikeli bir durumda olması ve rahim içinde ölümle sonuçlanma olasılığı olduğunda ortaya çıkar. Dakikada 120 atışın altındaki kalp atış hızı, özellikle kritik bir durumu gösterir.
2. Fetal makrozomi: Fetüs, pelvik boşluktan geçemeyecek kadar büyüktür. Örneğin, diyabetli annelerde fetal makrozomi görülebilir.
3. Dar pelvis: Bazı küçük yapılı annelerde, doğum sırasında fetüsün pelvik boşluktan geçmesi için yeterli pelvik alan yoktur.
4. Yanlış pozisyon: Doğum için doğru pozisyon, fetüsün baş aşağı pozisyonda olmasıdır. Fetüs, makat veya enine pozisyon gibi anormal bir pozisyonda ise sezaryen gerekir.
5. Anormal rahim kasılmaları: Rahim atonisi gibi rahim fonksiyon bozukluğu durumlarında, rahim etkili bir şekilde kasılmadığında, güvenli bir doğum için sezaryen gerekir.
3. Pelvik yetmezlik: Bazı kısa boylu annelerin pelvisleri, doğum sırasında fetüsün geçmesi için çok dardır.
4. Yanlış pozisyon: Optimal doğum için fetüsün başı önce gelmelidir. Anormal pozisyonlar arasında kol pozisyonu, yüz pozisyonu veya enine oksipital pozisyon bulunur.
5. Hafif preeklampsi: Hipertansiyon, proteinüri ve ödem sendromu olan anneler, plasenta yoluyla fetüse yeterli besin ve oksijen sağlayamayabilir ve fetüs de doğumun stresine dayanamayabilir.
7. Fetal olgunlaşmamışlık: Olgunlaşmamış bir fetüs daha savunmasızdır. Tipik olarak, 36 haftadan küçük ve 5 pounddan daha hafif bir fetüs, doğal doğumun stresine dayanamayabilir.
8. Gebelik yaşına göre küçük (SGA): Yetersiz plasenta, fetüse yetersiz besin ve oksijen tedarikine neden olur, bu da zayıflığa ve gebelik yaşına göre beklenenden daha küçük bir boyuta yol açar.
9. Plasenta previa: Alçak plasenta olarak da bilinen bu durum, plasenta rahmin çok aşağısına tutunduğunda ortaya çıkar, kanamaya neden olur ve fetal doğum kanalını tıkar.
10. Plasenta dekolmanı: Bu durum, hamilelik sırasında plasentanın rahim duvarından erken ayrılmasıyla ortaya çıkar, kanamaya ve hem anne hem de bebek için potansiyel komplikasyonlara yol açar.
9. Plasenta previa: Alçak plasenta olarak da adlandırılan bu durum, plasenta rahmin çok alt kısmına tutunduğunda ortaya çıkar ve kanamaya ve doğum kanalının tıkanmasına neden olur.
11. Yumurtalık Kistleri: Annenin yumurtalıklarındaki kistler, doğum sırasında fetüsün geçişini engelleyebilir.
12. Rahim Fibroidleri: Annenin rahmindeki fibroidler, fetüsün doğumunu engelleyebilir.
13. Anneye Ait Tıbbi Durumlar: Diyabet veya böbrek hastalığı gibi durumlar hem anneye hem de fetüse baskı uygular.
14. Önceki sezaryen: Bu, elektif sezaryen doğum için en yaygın endikasyondur. Daha önce sezaryen geçirmiş bir rahim yaralanmaya daha yatkındır; sonraki gebeliklerde sezaryen doğum tercih etmek rahim yırtılması riskini azaltır.
Yukarıdaki on dört senaryoda, doktorlar genellikle anne ve fetüsün hayatını korumak için sezaryen doğum yapmaya karar verirler.
PRE
NEXT