Anksiyete bozukluğunun erken uyarı işaretleri: Tanımak için 4 temel belirti
Encyclopedic
PRE
NEXT
Anksiyete bozukluğu psikolojik bir durumdur. Hangi erken uyarı işaretlerini fark etmeli ve bunlara dikkat etmeliyiz? Aşağıda, uzmanlar gelecekteki başa çıkma stratejilerine yardımcı olmak için bu göstergeleri özetlemektedir.
Anksiyete bozukluğunun erken belirtilerini fark ettiniz mi? Bu yaygın psikolojik durum genellikle uzun süre devam eder ve çözülmesi zordur.Erken belirtileri tanımak, hastaların durumu fark edip hemen tedaviye başvurmalarını sağlar. Peki bu erken belirtiler nelerdir? Aşağıda anksiyete bozukluğunun ilk belirtileri özetlenmiştir.
Erken dönemdeki başlıca belirtiler şunlardır:
(1) Ruh hali değişiklikleri: En belirgin belirti, sürekli düşük ruh hali olup, bu durum kasvetli bir ifade, halsizlik, yorgunluk ve kolayca ağlama eğilimi ile kendini gösterir.Hastalar genellikle durumlarını "depresif ve kasvetli", "ıssız", "donuk", "boş", "yalnız" veya "sanki bir duvarla diğerlerinden ayrılmış gibi" gibi terimlerle tanımlarlar.Sık sık baskı ve kasvet hissederler, genellikle önemsiz konularda öfkelenirler. Uzun süreler boyunca ruh halleri çoğunlukla düşük kalır. Günler veya bir ila iki hafta süren kısa süreli iyileşmeler olsa bile, hızla depresyona geri dönerler. Buna rağmen, depresyonlarının şiddeti genellikle derin değildir ve duygusal tepki verme yetenekleri devam eder. Birkaç esprili veya zekice söz, onları gözyaşlarından kahkahalara götürebilir.Hafif yürekli bir sohbet, geçici olarak ruh hallerini iyileştirebilir. Hastalar kendileri duygusal düzensizliklerini fark edebilir, ancak bunları genellikle başkalarına veya çevrelerine atfederler. (2) Bilişsel Değişiklikler: Hastalar günlük faaliyetlere ilgilerini kaybederler ve eğlenceden veya zevkli uğraşlardan zevk alamazlar. Sık sık aşağılık duygusu, kendini suçlama ve suçluluk hissederler.Sık sık zihinsel olarak halsiz hissederler ve problem çözmede zorlanırlar. Durumlarda genellikle en kötüsünü beklerler, hayata olan inançlarını yitirirler, geleceklerini kasvetli ve umutsuz olarak algılarlar, varoluşun anlamsız olduğunu düşünürler ve hatta intihar etmeyi düşünebilirler. (3) İradi ve davranışsal değişiklikler: İradi aktivite azalır, bu da sürekli konsantrasyonu zorlaştırır. Yüksek idealleri ve hırsları olsa da, bunları nadiren somut eyleme dönüştürürler.Sosyal katılım arzu ederler, ancak katılmak için cesaret veya güven eksikliği çekerler. Hastalar her açıdan pasiflik ve aşırı bağımlılık gösterirler; bunun psikolojik kökü, sorumluluk almaya isteksizliktir. Genel olarak, depresif nevroz nadiren intihara yol açar, ancak bazı hastalar varoluşsal boşluk ve sıkıntı duyguları ifade ederler ve ölmek istediklerini söylerler.
(4) Fiziksel Belirtiler: Vakaların yaklaşık %80'inde uykusuzluk, baş ağrısı, vücut ağrıları, baş dönmesi, bulanık görme ve kulak çınlaması gibi fiziksel şikayetler ön plandadır. Bu belirtiler genellikle çok sayıda ve değişkendir, bazıları belirgin bir kötüleşme veya iyileşme olmaksızın uzun süre devam eder. Depresif ruh hali düzeldiğinde genellikle azalırlar.
PRE
NEXT