Lazer sonrası hiperpigmentasyon neden oluşur?
Encyclopedic
PRE
NEXT
Lazer sonrası hiperpigmentasyonun ortaya çıkması, Asya kökenli ciltlerde melanositlerin Kafkas kökenli ciltlere kıyasla daha yüksek aktivitede olmasından kaynaklanır, bu da iltihap sonrası melanin birikimi ve çoğalmasının daha yaygın olmasına neden olur. Araştırmalar, Asya kökenli bireylerde lazer sonrası hiperpigmentasyonun görülme sıklığının %10'u aştığını göstermektedir. Ayrıca, melanin aktivitesini uyarabilen hormonal etkiler de dahil olmak üzere, hastanın vücut yapısı da bu konuda rol oynar.
Lazer sonrası hiperpigmentasyonun diğer nedenleri şunlardır: - Lazer tedavisi sırasında uygun olmayan enerji ayarları - Hastanın cilt tipine uygun olmayan lazer cihazlarının kullanılması - Hastanın aldığı ilaçların etkileşimi - Tedavi sonrası yetersiz güneş koruması - İşlemden sonra aşırı limon, misket limonu veya baharatlı yiyecek tüketimi
Lazer tedavisi uygulayan hekimler açık talimatlar vermelidir
Hem lazer hem de darbeli ışık tedavileri, tedavi sırasında iltihaplanma tepkilerine neden olabilecek termal enerji içerir. Tedavi sonrası hiperpigmentasyon anlaşmazlıklarını önlemek için, hekimler önceden hastalara ayrıntılı bilgi vermeli, önlemleri ayrıntılı olarak açıklamalı ve imzalı onay almalıdır. Hastanın cildine uygun lazer veya ışık tedavisi cihazlarının dikkatli seçimi çok önemlidir.Ek olarak, hiperpigmentasyon reaksiyonunu gözlemlemek için ameliyat öncesinde birkaç pigmentasyon lekesinde test tedavisi uygulanabilir. Gözlemlenirse, tedavi oral ve topikal ilaçları birleştirerek devam ettirilmelidir. Oral seçenekler arasında traneksamik asit, C vitamini ve alfa-lipoik asit enjeksiyonları bulunur. Topikal tedaviler hidrokinon, A vitamini asidi ve arbutini içerir.
Oral veya topikal ilaçlardan kaçınmayı tercih edenler için, kademeli iyileşme sağlamak amacıyla 1064 nm uzun dalga boylu cilt gençleştirici lazerle birden fazla seans uygulanabilir. Bu tedavi, dermise nüfuz ederek melanini parçalar. Bazı pratisyenler, lazer sonrası hiperpigmentasyonu tedavi etmek için fraksiyonel lazer tedavisini kullanırken, diğerleri tedavi için yoğun atımlı ışığın (IPL) dalga boyunu ayarlar.Test seansından sonra tedavi sonrası hiperpigmentasyon görülmezse, istenen sonucu elde etmek için aşamalı seanslar halinde kişiye özel lazer tedavisi uygulanabilir. Asya tipi ciltler genellikle yüzeysel ve derin pigmentasyonun bir kombinasyonunu gösterir. Lazer tedavisi, bunları ayrı ayrı ele aldığında en etkili sonuçları verir: yüzeysel lekeler (yaşlılık lekeleri,çiller, güneş lekeleri, café-au-lait lekeleri vb. yüzeysel pigmentli lezyonlar, Ota Nevüsü, Becker Nevüsü ve malar maküller gibi daha derin pigmentasyonlar ise farklı tedavi gerektirir. Bir dermatolog, pigmentasyonun derinliğini doğru bir şekilde değerlendirerek uygun ilaç veya lazer (ışık) tedavisini seçebilir ve böylece lazerle pigmentasyon gidermede en iyi sonuçları elde edebilir.
Lazer sonrası hiperpigmentasyonun kesinlikle önlenmesi veya engellenmesi zordur. Bu nedenle, uygun bir tedavi stratejisi oluşturmak için kapsamlı bir tedavi öncesi değerlendirme ve tanı ile birlikte hasta ile etkili iletişim kurulması çok önemlidir. Başarılı bir lazer leke giderme prosedürü için lazer cihazı, dalga boyu ve enerji seviyesinin seçimi kritik öneme sahiptir. Hastalar ayrıca, hiperpigmentasyon riskini en aza indirmek için, işlemden sonraki dört hafta boyunca güneşten özenle korunmak ve tahriş edici ürünlerden kaçınmak gibi tedavi sonrası önlemlere uymalıdır.
Lazer pigmentasyon giderme işleminden sonra, tedavi sonrası hiperpigmentasyon oluşup oluşmadığına bakılmaksızın, güneşten korunmaya özen gösterilmesi son derece önemlidir. Tedavi sonrası cilt daha hassas ve ışığa duyarlı hale gelir, bu nedenle daha fazla dikkatli olunması gerekir.
Lazer pigmentasyon sonrası koyulaşma hakkında duymuş olabilirsiniz; bu fenomen nadir görülen bir durum değildir. Lazerle leke giderme genellikle koyu tenli kişiler için uygun olmasa da, tedavi sonrası güneşten özenle korunmak, estetik iyileştirme isteyen tüm hastalar için kritik bir husustur.
PRE
NEXT