35. hafta: Psikolojik sağlık ve sırt ve kalça ağrısının önlenmesi
 Encyclopedic 
 PRE       NEXT 
Fiziksel değişiklikler ve hareket kabiliyetinin azalması, anne adaylarında psikolojik değişikliklere neden olabilir. Birçoğu heyecan ve endişe gibi çelişkili duygular yaşar ve bu da duygusal dengesizliğe veya zihinsel sıkıntıya yol açar. Bazıları psikolojik faktörler nedeniyle genel bir halsizlik hissedebilir ve her şey yolunda olsa bile aktiviteden kaçınabilir. Doğum tarihi yaklaştıkça, doğumla ilgili korku, endişe veya tedirginlik artabilir ve anne adayları bu olayı korkuyla bekleyebilir.Bazı anne adayları, erken belirtiler ortaya çıktığında hastaneye zamanında ulaşıp ulaşamayacakları gibi doğumun nasıl yönetileceği konusunda aşırı derecede endişelenir. Sonuç olarak, en ufak bir değişiklik belirtisinde hastaneye koşabilir veya hatta doğum başlamadan ve herhangi bir anormal belirti olmadan erken yatışta ısrar edebilirler.
Bu nedenle, hamileliğin son aşamalarında psikolojik bakım aşağıdaki hususlara odaklanmalıdır:
1. Doğumun ilkelerini ve ilgili bilimsel bilgileri anlamak
Doğum korkusunu yenmenin en etkili yolu, anne adaylarının tüm doğum sürecini ve olası senaryoları iyice anlamalarıdır. Doğum öncesi eğitim faydalıdır ve birçok hastane ve ilgili kurum doğum öncesi dersleri sunmaktadır. Bu dersler, anne adaylarına ve eşlerine hamileliğin erken, orta ve geç dönemleri boyunca eğitim verir, özel tıbbi bilgiler ve doğum sırasında işbirliği konusunda rehberlik sağlar.Bu, psikolojik stresi hafifletmeye, zihinsel yükü azaltmaya, etkili doğum öncesi bakımı sağlamaya ve çeşitli anormalliklerin zamanında tespit edilip tedavi edilmesine önemli ölçüde yardımcı olur. 2. Doğuma hazırlanmak Hazırlıklar, hamileliğin son dönemlerinde yapılan sağlık muayenelerini, psikolojik hazırlığı ve maddi düzenlemeleri kapsar. Tüm hazırlıklar, anne ve bebeğin güvenliğini sağlamayı amaçlar ve bu süreç, anne adayına güven verir.Hamile anne, ailesi ve sağlık ekibinin öngörülemeyen durumlar için acil durum planlaması da dahil olmak üzere gösterdiği yoğun çabaları fark ettiğinde, kendini güvende hissedecektir.
Hamileliğin son aşamalarından itibaren, özellikle doğum tarihi yaklaştıkça, eşin duygusal destek sağlamak için evde kalması gerekir.
3. Tıbbi olarak gerekli olmadıkça erken yatıştan kaçının
Şüphesiz, doğum başladığında hastanede olmak en güvenli ortamı sağlar.Ancak, erken yatışın ardından uzun bekleme süreleri yararlı olmayabilir. İlk olarak, hastane olanakları sınırlıdır; her anne adayı erken yatırılırsa, ortam evin konforu, sükuneti ve rahatlığı ile eşleşemez. İkincisi, yatıştan sonra doğumun başlamaması, özellikle daha sonra gelenlerin doğumunu izlerken, kaygıya neden olabilir ve bu da üzücü olabilir. Ayrıca, doğum servisinde yaşanan olaylar hastaların duygularını etkileyebilir ve bazen olumsuz yönde olabilir.Bu nedenle, hamile kadınlar duygularını dengelemeli, iç huzurlarını korumalı ve doğum anını gönül rahatlığıyla beklemelidir. Doktorları erken yatış tavsiye etmeyenler, erken hastaneye yatmamalıdır. Sırt, bel ve ayak ağrıları, karın belirgin şekilde belirginleşip fiziksel yükün arttığı hamileliğin orta döneminden sonra hamile kadınlarda sık görülen bir durumdur.
Normal dik duruşta, vücudun ağırlık merkezi ikinci sakral omur üzerinde bulunur. Uygun olmayan ayakkabılar (özellikle yüksek topuklu ayakkabılar) giymek, üst vücudun öne eğilmesine neden olarak bu ağırlık merkezini kaydırır ve düşme riskini artırır. Dengeyi korumak için bel omurgası öne doğru eğilerek bunu telafi eder ve bu da sırt kaslarının yanlış kullanılmasına yol açar. Zamanla bu durum, bel ve kalçalarda sürekli ağrıya neden olur.
Sırt ağrısı hamilelikte sık görülse de önlenebilir ve hafifletilebilir. İşte günlük önleyici ve sağlığı koruyucu birkaç yöntem:
1. Uzun süre oturmaktan veya ayakta durmaktan kaçının: Her iki pozisyonda da uzun süre kalmaktan kaçının. Bir süre oturduktan veya ayakta durduktan sonra, duruşunuzu değiştirin ve vücudunuzun doğru hizasını koruyun.
2. Doğru ayakta durma pozisyonu: Gözlerinizi düz tutun, başınızı dik tutun ve göğsünüzü dışarı çıkarın. Omuzlarınızı geriye çekin ve gevşetin. Kollarınızı doğal bir şekilde yanlarınızda sarkıtın. Karın kaslarınızı kullanarak karnınızı içeri çekin. Omurganızı düz tutun. Dengeli bir ağırlık merkezi sağlamak için her iki ayağınızı da yere düz bir şekilde koyun ve dizlerinizi öne doğru uzatın.
3. Doğru oturma duruşu: Sandalye yüksekliği vücut yapınıza uygun olmalıdır. Önce dik oturun, ardından belinizi hafifçe bükerek 20°'lik bir açı oluşturun ve sırtınızı yarı yatık pozisyona getirin. Sırtınız ve boynunuz arasına küçük bir yastık yerleştirin ve ayaklarınızı yükseltmek için bir tabure kullanın.
4. Orta düzeyde kas egzersizi: Bel, karın ve sırt kaslarını hafifçe güçlendirmek, sırt ve bel rahatsızlıklarını önlemeye ve hafifletmeye yardımcı olur. Ancak, hamile kadınlar, ikinci trimesterin yaklaşık yedinci ayından itibaren, herhangi bir aktivite sırasında uzun süre yatmaktan kaçınmaları gerektiğini unutmamalıdır. Bu pozisyon, ana karın damarlarını sıkıştırabilir ve kan dolaşımını bozabilir.
 PRE       NEXT 

rvvrgroup.com©2017-2026 All Rights Reserved