Post-term gebeliğin nedenleri ve önleme yöntemleri
Encyclopedic
PRE
NEXT
Her anne adayı, hem anne sağlığı hem de fetüsün gelişimi için risk oluşturduğu için geç gebeliğin ortaya çıkmasından endişe duyabilir. Ancak, geç gebelik önlenebilir olduğu için aşırı endişelenmeye gerek yoktur. Aşağıda, bunu önlemeye yardımcı olacak yöntemleri özetliyoruz.
Post-term gebeliğin riskleri
Annenin kanının plasenta yoluyla fetüse ulaşarak onu beslediğini ve fetüsün oksijen ve besin maddelerini bu bağlantıdan aldığını biliyoruz. 40 haftadan sonra plasental kan akışı azalır ve bebeğe giden oksijen ve besin maddeleri azalır. Bu durum kronik fetal hipoksiye yol açar ve fetal hareketlerin azalması, kalp atış hızının yavaşlaması ve potansiyel olarak intrauterin ölümle sonuçlanabilir.
Gebelik uzadıkça fetüs büyümeye devam eder ve 40 haftaya kıyasla ağırlığı önemli ölçüde artar. 4000 gram ve üzeri ağırlıktaki fetüsler belirgin şekilde daha ağır hale gelir ve kemikleri sertleşir. Fetüsün büyümesi ve annenin pelvisinin değişmemesi, bebeğin doğum kanalından geçerken doğal doğumun zorluğunu artırır. Bu da hem anne hem de bebek için yaralanma riskini artırır.
Gebeliğin uzamasının bir başka olumsuz etkisi de oligohidramnios (amniyotik sıvı azalması)dır. Sıvı seviyesi düştüğünde, rahim kasılmaları göbek kordonuna doğrudan baskı uygular ve kan akışını engelleyerek akut fetal hipoksiye ve hatta ölüme neden olabilir.Tersine, amniyotik sıvının azalması, fetüs tarafından dışarı atılan mekonyumun uygun şekilde seyreltilmesini engeller. Bu viskoz mekonyum solunum yoluna girerse, hava yollarını tıkayabilir. Bu durum, doğum sonrası solunum sıkıntısı, atelektazi ve pnömotoraks riskini artırarak yenidoğan hipoksisine yol açar. Ciddi vakalarda, kalp, beyin dokusu, akciğerler, böbrekler ve karaciğer gibi hayati organlarda oksijen yoksunluğu ve fonksiyonel anormallikler görülebilir.
Fetal malformasyonlar da post-term gebeliklerde dikkat edilmesi gereken bir konudur. İstatistiksel veriler, post-term gebeliklerde fetal anomalilerin görülme sıklığının term gebeliklere kıyasla daha yüksek olduğunu ve malformasyon oranının %2,8 olduğunu göstermektedir. Yaygın anomaliler arasında anensefali, adrenal hipoplazi ve konjenital kalp hastalığı sayılabilir.Doğal olarak, hamilelik sırasında yapılan uygun muayeneler anensefali ve ciddi kalp malformasyonlarını tespit edebilir ve bu da malformasyonlu bir bebeğin doğumunu önlemek için zamanında doğumun başlatılmasını sağlar. Peki, post-term gebeliği nasıl önleyebiliriz?
Post-term gebeliği önleme yöntemleri
Göğüs masajı: 39. haftadan itibaren, göğüslere her gün ılık, nemli bezler uygulayarak ve nazikçe masaj yaparak hipofiz bezini oksitosin salgılamaya teşvik edebilir ve post-term gebelik sıklığını %5'e düşürebilirsiniz. Her iki göğüse de sırayla ılık kompres ve masaj uygulayın, her 15 dakikada bir taraf değiştirin. Bunu günde üç kez, her seans bir saat süreyle yapın.
Yürüyüş: Yürüyüş, fetüsün pelvise inmesine yardımcı olur, pelvik bağları gevşetir ve doğuma hazırlar. Yürüyüş sırasında anneler hareketleri masajla birleştirmeli ve bebekleriyle konuşmalıdır. Yürüyüşler günde iki kez (sabah ve akşam) yaklaşık 30 dakika veya üç kez (sabah, öğleden sonra ve akşam) 20 dakika olarak planlanabilir. Kirletici maddelerden uzak, sakin ortamlar seçin; yol kenarında yürümekten kaçının.
Egzersiz: Doğum öncesi egzersiz yurtdışında oldukça popülerdir. Bu egzersizler sadece fetüsün başının yerleşmesini teşvik etmekle kalmaz, aynı zamanda pelvik taban kaslarının esnekliğini ve direncini de artırır.
Merdiven çıkma: Merdiven çıkmak uyluk ve kalça kas gruplarını güçlendirir, fetüsün yerleşmesine yardımcı olur ve doğumun ilk aşamasının başlamasını hızlandırır.
Gebeliğin uzaması önemli riskler taşır; anne adayları bunu nasıl önleyeceklerini öğrenmelidir.
PRE
NEXT