Üç yaşındaki çocukların ebeveynleri için bazı tavsiyeler
 Encyclopedic 
 PRE       NEXT 
Eski bir atasözü şöyle der: "Üç yaşında çocuk, yedi yaşında yetişkin olur." Bu söz biraz mutlak olsa da, doğruluk payı vardır: Erken çocukluk eğitimi son derece önemlidir.
İki yaş, bir çocuğun ilk isyankarlık dönemidir. Peki, ebeveynler üç yaşındaki çocuklarını nasıl eğitmelidir? Modern araştırmalar, bilişsel olmayan psikolojik niteliklerin geliştirilmesinin aile eğitiminin önemli bir parçasını oluşturması gerektiğini göstermektedir.
Ebeveynler olarak en büyük dileğimiz, çocuklarımızın mutlu ve doyurucu bir hayat sürmesidir. Bu doyuruculuk altı kelimeyle özetlenebilir: başarı, sağlık ve memnuniyet. Çocuklarımızın hayatta başarıya ulaşmasına nasıl yardımcı olabiliriz? Entelektüel gelişim, günümüz ebeveynlerinin yaygın olarak izlediği bir yaklaşımdır.
Başarı konusunda bir formül vardır: Başarı = Yetenek × Fırsat. Burada yetenek, bireyin öznel koşullarını ifade ederken, fırsat ise bireyin içinde bulunduğu nesnel sosyal koşulları ifade eder.
Farklı bireyler yeteneği farklı şekillerde tanımlayabilir. Genel olarak, bir kişinin yeteneği hem entelektüel hem de entelektüel olmayan bileşenlerden oluşur. Duygusal zeka, entelektüel olmayan yetenekleri ölçmek için önemli bir gösterge görevi görür.
Çin'de günümüzde aile eğitimi genellikle entelektüel faktörlerin gelişimine ve yetiştirilmesine öncelik verirken, entelektüel olmayan faktörlerin çocuğun gelecekteki başarısı ve kaderi üzerindeki etkisini göz ardı etmektedir. Başka bir deyişle, aile eğitimine bütüncül bir yaklaşımdan yoksunuz.
Peki, entelektüel yetenek nedir? Toplumu gözlemleme ve anlama, deneyim ve bilgileri çeşitli sorunları çözmek için kullanma becerimizi kapsar. Buna gözlem becerisi, muhakeme, mantıksal akıl yürütme ve eleştirel düşünme dahildir. Ebeveynler genellikle bu yeteneklerin geliştirilmesine öncelik verir ve bazıları doğum öncesi eğitimle başlar.
Peki, yüksek IQ mutlaka hayatta başarıyı garanti eder mi?
Kanıtlar aksini gösteriyor.
Mükemmel bir tekniğe sahip bir sporcu, psikolojik dayanıklılıktan yoksunsa, baskı altında sinirlerine yenik düşerse veya rekabetin doğasında olan dönüşler, değişimler ve aksiliklere dayanamazsa başarısız olabilir. Bu tür sporcular, kendi seviyelerinde performans gösteremez ve potansiyellerini gerçekleştiremezler.
Duygusal Zeka Eğitimi ve Başarılı Bir Yaşam
İnsanlık uzun zamandır entelektüel gelişime öncelik vermiş ve bunu ölçmek için IQ testleri oluşturmuştur. Modern bilimsel araştırmalar, IQ'nun ötesinde, dikkat edilmesi gereken başka bir önemli faktör olduğunu göstermektedir: duygusal zeka.Çeşitli testler ve gözlemler yoluyla bilim adamları, duygusal zekanın bir bireyin evlilik hayatı, kariyeri, kişilerarası ilişkileri ve hatta mesleki başarısını belirlemede IQ'dan daha önemli olduğunu göstermiştir.
Bir deneyde, bilim adamları bir grup çocuğu, göze çarpan bir yere bir parça şekerleme yerleştirilmiş boş bir salona davet ettiler.Test öğretmen, içeri girecek her çocuğa şöyle dedi: "Ben sizi çağırıncaya kadar şekeri yemeden dayanabilirseniz, bir ödül alacaksınız – bir şeker daha. Böylece iki şekeriniz olacak. Ben sizi çağırmadan şekeri yerseniz, sadece bu bir tanesini alacaksınız."
Deney başladı ve çocuklar tek tek salona girdi. Bazı çocuklar cazibeye dayanamayıp şekeri yedi.Diğerleri ise sabrederek iki şeker alabileceklerini anladılar. Kendilerini kontrol ettiler, şarkı söyleyerek veya zıplayarak dikkatlerini başka yöne çevirdiler ve öğretmen ödüllerini almak için onları çağırana kadar kasıtlı olarak şekeri yemediler.Sonuçlar, sadece bir marshmallow alanların genellikle iki marshmallow alanlardan daha az başarılı olduklarını ortaya koydu. Başka bir deyişle, erken yaşlarda zayıf özdenetim ve düşük duygusal zeka sergileyen çocuklar, entelektüel yeteneklerinden bağımsız olarak hayatta daha büyük zorluklarla karşılaşma eğilimindeydiler. Bu araştırma, duygusal zeka eğitimine toplumda daha fazla önem verilmesini sağladı.
Zeki ebeveynler, çocuklarına erken yaşlardan itibaren neyin uygun neyin uygun olmadığını öğretmeli; ayrıca hangi davranışların başarıya, ödüllere ve yarışmalarda puan kazanmaya yol açtığını da öğretmelidir.
Birçok ebeveyn, çocuklarının hayatının ayrıcalıklı olup olmadığına veya olağanüstü zeki olup olmadığına aşırı önem verirken, çocuğun hayatı idare etme ve özdenetim uygulama becerisi genellikle göz ardı edilmektedir. Ebeveynlerin, bir kişinin evliliğini, kariyerini, kişilerarası ilişkilerini ve mesleki başarısını büyük ölçüde belirleyen faktörleri ihmal etmesi üzücü değil mi?
Düştüğünde kendini toparla
Başarılı bir kişi bir keresinde şöyle demişti: "Hayatımın en anlamlı sözü annemden geldi: 'Düştüğünde kendini toparla.'" Çocukken, ne zaman tökezlese, annesi ona bunu söylerdi. Bu sözler, ona yol gösteren bir ilke, hayatı onaylayan bir içgüdü haline geldi. Sonraki yolculuğu boyunca, bu psikolojik mantık her türlü zorluk ve aksilikte ona destek oldu.
Bu bize, çocukluk döneminde bireylerin basit mantığa ve açık mesajlara özellikle duyarlı olduklarını ve bunların kalıcı psikolojik özellikleri şekillendirebileceğini öğretir. Bu nedenle, aile eğitimine değer verirken, onu gereksiz yere karmaşıklaştırmaya gerek yoktur. Çoğu zaman, bir ebeveynin basit bir jesti veya tek bir cümlesi, çocuğun tüm hayatını derinden etkileyebilir.
Eski bir deyiş şöyle der: "Üç yaşında çocuk, yedi yaşında yetişkin olur" – elbette bu biraz mutlak bir ifade, ancak içinde bir gerçeklik payı var: erken çocukluk eğitimi son derece önemlidir. Aile eğitimine yaklaşımımız, bilişsel olmayan psikolojik niteliklerin ve duygusal zekanın gelişimine öncelik veren açık ilkeleri benimsemelidir. Bu, tek çocuklu aileler için özellikle önemlidir.
 PRE       NEXT 

rvvrgroup.com©2017-2026 All Rights Reserved