Çay içenler daha yavaş yaşlanır – kimler çaydan kaçınmalıdır?
 Encyclopedic 
 PRE       NEXT 
Çay, damak temizliği, yağlı yiyeceklerin etkisini giderme ve zihni ferahlatma açısından mükemmel bir içecektir. Ancak, sağlık açısından faydaları bu özelliklerin çok ötesine geçer. Singapur Ulusal Üniversitesi Yong Loo Lin Tıp Fakültesi Psikosomatik Tıp Bölümü tarafından yapılan küçük çaplı bir araştırma, düzenli çay tüketiminin beyin bağlantılarını güçlendirebileceğini ve bilişsel gerilemeyi geciktirebileceğini ortaya koymuştur.
Çay tüketiminin beyin içindeki iletişim yollarının daha verimli bir şekilde düzenlenmesini sağlayıp sağlamadığını belirlemek için araştırmacılar, 60 yaş ve üzeri 36 orta yaşlı ve yaşlı kişiyi inceledi. Katılımcılardan 15'i düzenli çay içicisiyken, 21'i nadiren çay içiyordu veya hiç içmiyordu. Katılımcılar genel sağlık durumları, duygusal refahları ve yaşam tarzları hakkında ayrıntılı bilgi verdiler ve 12 nöropsikolojik işlev testi ve bilişsel değerlendirmenin yanı sıra manyetik rezonans görüntüleme taramalarından geçtiler.
Araştırmacılar özellikle varsayılan mod ağı (DMN) içindeki bağlantılara odaklandı. Bu geniş ağ, birden fazla beyin bölgesini birbirine bağlar ve öz farkındalık, empati, ahlaki muhakeme ve gelecek hayalinde önemli roller oynar.İki grubun test sonuçlarını karşılaştıran araştırmacılar, çay içenlerin daha entegre bir beyin ağına sahip olduğunu ve işlevsel ve yapısal bağlantı verimliliğinin daha yüksek olduğunu gözlemlediler. Beyin bölgeleri arasındaki bağlantılar daha güçlü bir yapısal organizasyon gösterdiğinde, bilgi işleme daha etkili hale gelir. Bulgular Journal of Aging dergisinde yayınlandı.
Bu çalışma, çayın beyin yapısı üzerinde olumlu etkisinin ilk kanıtını sunarak, düzenli tüketimin beyin dokusunun yaşlanmasını geciktirebileceğini öne sürüyor.
Çay içmenin faydaları nelerdir?
1. Kas dayanıklılığını artırır
Çay tüketimi, vücudun yağ yakma kapasitesini artıran, kas dayanıklılığını iyileştiren, yorgunlukla mücadele eden ve egzersiz süresini uzatan antioksidan kateşinler sayesinde kas dayanıklılığını artırır. Düzenli yeşil çay tüketimi en belirgin etkileri sağlar.
2. UV koruması
Çay polifenolleri suda çözünen bileşiklerdir. Çay suyu ile yüzün yıkanması yüzdeki yağlılığı giderir, gözenekleri sıkılaştırır ve dezenfektan, antibakteriyel ve yaşlanma karşıtı özellikler sunar. Ayrıca güneş ışığından kaynaklanan UV hasarını azaltmaya yardımcı olur ve doğal bir "güneş kremi" görevi görür.
3. Figürün korunması
Tang Hanedanlığı metni Materia Medica'nın ekinde "uzun süreli tüketim zayıflamayı teşvik eder" denilmektedir ve bu iddia modern bilim tarafından da doğrulanmıştır. Çaydaki kafein mide salgısını uyarır, sindirime yardımcı olur ve vücudun yağ yakma yeteneğini artırır. Uluslararası araştırmalar, düzenli çay içmenin bel çevresini ve Vücut Kitle İndeksini (BMI) azaltabileceğini ve böylece diyabet ve kardiyovasküler hastalıkların önlenmesine yardımcı olabileceğini göstermektedir.
4. Radyasyondan Korunma
Uluslararası araştırmalar, çay polifenolleri ve bunların oksitlenmiş bileşiklerinin belirli radyoaktif maddeleri emerek hücreleri radyasyon hasarından koruduğunu ve hücre onarımına yardımcı olduğunu göstermektedir. Klinik araştırmalar, çay özlerinin radyoterapi gören kanser hastalarında hafif radyasyon hastalığını ve radyasyonun neden olduğu kan hücreleri ve beyaz kan hücrelerindeki azalmayı etkili bir şekilde tedavi ettiğini göstermektedir.
5. Hafızayı Güçlendirme
Çay tüketimi ayrıca hafızanın güçlenmesine de katkıda bulunur. Araştırmalar, çay polifenollerinin beyin fonksiyonlarını yerel olarak güçlendirebileceğini ve böylece hafıza tutma ve öğrenme verimliliğini artırabileceğini göstermektedir. Uluslararası çalışmalar, çayın nörolojik bozuklukların, özellikle yaşa bağlı bilişsel bozuklukların önlenmesinde ve tedavisinde rol oynadığını doğrulamaktadır. Ayrıca, kafein merkezi sinir sistemini uyararak canlandırıcı ve zihni berraklaştırıcı etkiler sağlar.
6. Kemik yoğunluğunu artırma
Çay, idrar yoluyla kalsiyum kaybını artırabilen kafein içerse de, konsantrasyonu son derece düşüktür. Nispeten yüksek kafein içeriğine sahip siyah çay bile, bir fincan başına sadece 30-45 miligram içerir. Aslında çay, florür, fitoöstrojenler ve potasyum gibi kalsiyum kaybını azaltmaya yardımcı olan daha fazla madde içerir.Tayvanlı araştırmacılar, düzenli çay içenlerin kemik yoğunluğunun daha yüksek olduğunu ve kalça kırığı riskinin daha düşük olduğunu belirtmektedir. Yedi grup çay tüketiminden kaçınmalıdır: 1.Kabızlık sorunu olanlar
Kabızlık sorunu olan kişiler için çay uygun değildir, çünkü bu durumlarda bağırsaklar zaten kurudur. Bağırsak düzenini destekleyen yiyecekler tüketmek tercih edilebilir. Çaydaki bazı bileşenler, gastrointestinal mukoza üzerinde büzücü etkiye sahiptir ve sindirim ve emilimi bozabilir. Bu da dışkının sertleşmesine yol açarak kabızlığı tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir.
2. Nevrasteni veya uykusuzluk sorunu olan kişiler
Çaydaki kafein, merkezi sinir sistemi üzerinde belirgin bir uyarıcı etki gösterir. Çay tüketimi, özellikle de güçlü demlenmiş çaylar, beyni aşırı uyarılmış bir duruma sokarak uygun bir dinlenmeyi engelleyebilir.
4. Kalsiyum eksikliği veya kırıkları olan kişiler
Çaydaki alkaloidler, onikiparmak bağırsağında kalsiyum emilimini engeller. Aynı zamanda, idrarla kalsiyum atılımını teşvik ederler, bu da kalsiyum alımının azalmasına ve kaybın artmasına neden olur. Bu, kalsiyum eksikliğine ve osteoporoza yol açarak kırıkların iyileşmesini engeller.
5. Mide ülseri olan kişiler
Mide, mide duvarı hücrelerinin mide asidi salgılanmasını engelleyen fosfodiesteraz içerir. Çaydaki teofilin, fosfodiesteraz aktivitesini azaltarak mide duvarı hücrelerinin büyük miktarda mide asidi salgılamasına neden olur.
6. Gut hastaları
Çaydaki tanik asit semptomları şiddetlendirir, bu nedenle çay tüketimi, özellikle uzun süre demlenmiş çay tüketimi tavsiye edilmez.
7. Hipertansiyon veya kalp hastaları
Çaydaki kafein, kalp uyarıcı etki gösterir, fizyolojik fonksiyonları bozabilir ve bazal metabolizma hızını artırabilir.
 PRE       NEXT 

rvvrgroup.com©2017-2026 All Rights Reserved