Karşılıksız ilk aşklar genellikle daha uzun sürmesinin psikolojik nedenleri
 Encyclopedic 
 PRE       NEXT 
Çocukluğun masumiyetine veda edildiğinde, ergenlik başlar. Bu dönemin belirleyici özelliği, cinsel bilincin uyanması ve karşı cinse karşı gizemli, özlem dolu ve hayranlık dolu duyguların ortaya çıkmasıdır. Bu aşamadaki genç erkek ve kadınlar arasındaki sessiz sevgi, genellikle saf ve basittir, "su kenarında gözler buluşur ama sözler yetersiz kalır" gibi ruhani bir özlem halindedir. Onlar için aşk, uzak bir "uzaklardan gelen misafir" olarak kalır.
Bu gizemli mesafe hissi, ergenler için şüphesiz ince bir engel görevi görür. Bu aşamada aile veya büyüklerin açık müdahalesi olursa, bu sadece dirençlerini artırır. Ancak bu tuhaf mesafe deneyimi, ilerleyen yaşlarda giderek daha zor anlaşılır hale gelir. İlk aşkın unutulmaz kalmasının ilk nedeni budur.
"Hayalindeki Sevgili" ile Karşılaşma
Ergenliğe ulaştıklarında, genç erkekler ve kadınlar genellikle soyut bir "hayalindeki sevgili" yaratırlar — gelecekteki eşleri için zihinsel bir şablon oluşturan idealize edilmiş bir partner. Bu şablon oldukça spesifik olabilir, bazen gerçek bir kişiyi model alabilir veya birkaç kişinin birleşiminden oluşabilir.Dahası, bu "mükemmel karşı cins modeli"nin rehberliğinde, sosyal çevrelerinde aktif olarak arama ve keşif yaparlar. Bilinçsizce, uzun zamandır beklenen an gelir: kalabalık bir ortamda tanıdık bir yüz görülür ve istem dışı bir haykırış duyulur: "Ne kadar tanıdık!" Karşılarındaki kişi, mucizevi bir şekilde estetik ideallerine uyar.İlk aşk, soyut romantik ideallerden somut gerçekliğe geçişi işaret eder.
Ancak ilk aşk genellikle sonuçsuz kalır. Hafızaya kazınan kişi yeri doldurulamaz hale gelir, hatta diğerlerinin ölçüldüğü bir kriter haline gelir. Bu kişi, orijinal, gerçek birey değil, bizim kendimiz yarattığımız idealize edilmiş bir standarttır.
>

"Chickney Etkisi"nin İşlevi
Doğal olarak, ilk aşkın silinmez olmasının bir başka önemli nedeni de "Chickney Etkisi" olarak adlandırılan psikolojik bir fenomendir. Batılı psikolog Chickney, çok sayıda ilginç deneyler yaparak, insanların tamamlanmış, çözülmüş konuları kolayca unuttuklarını, ancak kesintiye uğramış, tamamlanmamış veya yerine getirilmemiş çabaları canlı bir şekilde hatırladıklarını keşfetti. Bu fenomen "Chickney Etkisi" olarak bilinir.
Bu psikolojik olguyu açıklayan çok sayıda örnek vardır. 100 soruluk bir matematik sınavını düşünün. 99 soruyu başarıyla tamamladığınızı, ancak son soruya takılıp kaldığınızı ve cevapsız bıraktığınızı varsayalım. Zil çaldığında, kağıdınızı teslim edip sınav salonundan çıkarsınız. Sınıf arkadaşlarınızla cevapları tartışırken, 99 sorunun hepsinin doğru çözümleri olduğunu, ancak tamamlanmamış sorunuzun bir arkadaşınız tarafından çözüldüğünü keşfedersiniz.
O andan itibaren, tamamlanmamış soru hafızanıza derin ve kalıcı bir şekilde kazınırken, 99 doğru cevap unutulup gider. Karşılıksız ilk aşk, "tamamlanmamış" bir olaydır. Bu nedenle, çözülmemiş olması, ilk aşklarımızın aklımızdan çıkmamasının önemli bir nedenidir.
 PRE       NEXT 

rvvrgroup.com©2017-2026 All Rights Reserved