Fetüsler Anneleriyle Duygusal Bir Bağ Kurar mı?
 Encyclopedic 
 PRE       NEXT 
Annenin fetüse karşı tutumu, çocuğun doğum sonrası psikolojik gelişimini önemli ölçüde etkilediği düşünülmektedir. Anne, taşıdığı çocuğu koşulsuz olarak sevgiyle kucaklarsa, çocuğu duygusal ve fiziksel olarak güçlü olur. Tersine, anne hamileliği hakkında olumsuz duygular beslerse, çocuk melankolik eğilimler ve zayıf bir yapı sergileyebilir. Hamileliğe karşı kararsızlık da doğal olarak çocuğa miras kalabilir. Ayrıca, anne fetüse karşı kayıtsızlık gösterirse, bu tür çocuklar genellikle duygusal olarak kopuk büyürler.
Dolayısıyla, bir annenin doğmamış çocuğuna olan sevgisi, bebeğin psikolojik gelişimini etkiler. Kapsamlı araştırmalar, rahimdeki karanlıkta bile anne ve fetüsün sadece kan bağı ve ortak kaderle bağlı olmadığını, aynı zamanda duygusal olarak da bağlı olduklarını, ruhlarının birbirine yankılandığını göstermektedir. Duygusal mesajlar alışverişinde bulunurlar.Anne ile fetüs arasındaki bu duygusal kanalın nasıl kurulduğu ve annenin fetüsün ruhu üzerindeki etkisinin tam olarak nasıl gerçekleştiği konusunda kesin bir bilimsel sonuç bulunmamaktadır. Ancak, fetüs ile anne arasındaki duygusal alışverişin nesnel olarak var olduğu ve hamileliğin ilerleyen aşamalarında özellikle belirginleştiği konusunda çok sayıda kanıt bulunmaktadır.
Fetüs sevinç ve öfke gibi duygular yaşar, "hafıza" kapasitesine sahiptir ve aynı zamanda anneye çeşitli mesajlar iletir.Rahimdeki küçük yaşamı küçümsemeyin; onun anlama ve duygusal algılama kapasitesini göz ardı etmeyin. Ona daha fazla anne sevgisi ve sıcaklığı verin, çünkü doğum öncesi eğitim sürecinde annenin sevgisinden daha önemli bir şey yoktur. Anne ve baba adayları, bu andan itibaren doğmamış çocukları için sıcaklık, şefkat ve güzellikle dolu besleyici bir ortam yaratmaya çalışmalı, olumlu bir karakterin gelişimini besleyen sağlıklı ve uyumlu bir ruhsal dünya oluşturmalıdır.
 PRE       NEXT 

rvvrgroup.com©2017-2026 All Rights Reserved